İçeriğe geç
Açık Mektup
Açık Mektuplar

Kime

Türkiye'de yayın yapan haber sitelerinin yayın yönetimlerine

Tarih

30 Ağustos 2026

"Son Dakika" Artık Hiçbir Şeyi Anlatmıyor

Bir uyarı işareti, her gün yüzlerce kez kullanıldığında uyarı olmaktan çıkar. Türkiye'de yayın yapan haber sitelerinin yayın yönetimlerine yazıyoruz.

Açık Mektup TV Yayın Kurulu2 dk okuma

Cevap hakkı açık

Bu mektubu bir şikâyet olarak değil, meslektaş olarak yazıyoruz. Biz de bu alanda yayın yapıyoruz; yazdıklarımız bizi de bağlıyor.

"Son dakika" ifadesi bir zamanlar gerçek bir işlevi vardı: yayın akışını kesmeye değecek, insanların o an bilmesi gereken bir gelişme olduğunu haber verirdi. Kırmızı bant, sesli uyarı, kesilen program — hepsi tek bir anlama gelirdi: durun, bu önemli.

Bugün aynı ifade, bir futbolcunun transfer söylentisi için de, bir bakanlığın rutin duyurusu için de, üç gün önce yayımlanmış bir açıklamanın yeniden servis edilmesi için de kullanılıyor. Günde yüzlerce kez tekrarlanan bir uyarı, uyarı olmaktan çıkar; arka plan gürültüsüne dönüşür.

Bunun bedelini kim ödüyor?

Kısa vadede kimse. Tıklama artıyor, sayfa görüntülenmesi artıyor, gelir artıyor. Bedel, gerçekten önemli bir şey olduğu gün ödeniyor. Deprem, sel, büyük bir kaza ya da toplumu doğrudan ilgilendiren bir karar açıklandığında, o kırmızı bandın artık kimseyi durdurmadığını hep birlikte görüyoruz.

Bir uyarı sisteminin değeri, ne kadar sık kullanıldığıyla ters orantılıdır. Bu, medya eleştirisi değil; sinyal teorisi. Ve bu sinyali tüketen, tek tek okurlar değil, tek tek yayın yönetimleridir.

Acil durum düğmesine her gün basılırsa, acil durumda basacak düğme kalmaz.

Önerimiz

Bu mektup bir yasak talebi değil. Hiçbir kurumdan, hiçbir düzenleyiciden bir şey istemiyoruz. İstediğimiz şey, yayın yönetimlerinin kendi koyacağı bir sınır. Somut olarak dört madde öneriyoruz:

  1. "Son dakika" etiketinin yalnızca ilk kez duyurulan ve okurun eylemini değiştirebilecek gelişmeler için kullanılması. Bir gelişme okurun o gün yapacağı hiçbir şeyi değiştirmiyorsa, son dakika değildir.
  2. Etiketin ömrünün tanımlanması: bir haber en fazla kaç saat "son dakika" kalabilir? Bu süre yayının kendi sayfasında yazılı olsun.
  3. Yeniden servis edilen eski içeriklerde ilk yayım tarihinin, güncelleme tarihiyle birlikte ve aynı boyutta gösterilmesi.
  4. Manşetteki iddianın metinde aynı kesinlikle bulunması. "İddia edildi" metinde kalıyorsa, manşette de kalmalı.

Bu dört maddenin hiçbiri maliyetli değil. Hiçbiri yeni bir yazılım, yeni bir kadro ya da yeni bir bütçe gerektirmiyor. Dördü de tek bir şey gerektiriyor: yayın yönetiminin kendi koyduğu bir kurala uyması.

Kendimiz için de geçerli

Açık Mektup TV'de "son dakika" etiketi kullanmıyoruz. Bunu bir erdem olarak değil, bir yayın kararı olarak yazıyoruz: bizim yayın hızımız gelişmenin hızına değil, doğrulamanın hızına bağlı. Bir gelişmeyi ilk biz duyurmayabiliriz; ama duyurduğumuzda kaynağı yazılı olur.

Bu bize okur kaybettirebilir. Kaybettirirse, bunu da yazacağız.

Bu mektubun muhataplarından herhangi biri yanıt vermek isterse, yanıtı bu sayfanın altında, hiçbir kısaltma yapılmadan yayımlayacağız. Karşı görüşe alan açmak bizim için bir nezaket değil, yayın ilkesidir.

Açık Mektup TV Yayın Kurulu

Bu mektubun muhatabına cevap hakkı açıktır. Gelen cevap, kısaltılmadan ve aynı görünürlükte bu sayfada yayımlanır.

Açık Mektup'un sorusu

Bir uyarı işaretinin gerçekten uyarı olması için günde kaç kez kullanılabilir? Bu sınırı yayıncı kendisi koyabilir mi, yoksa ancak okur kaybı mı koydurur?

Kaynaklar

  1. Basın Meslek İlkeleriBasın KonseyiManşet ile haber metni arasındaki uyum yükümlülüğü.
  2. Türkiye Gazetecilik Hak ve Sorumluluk BildirgesiTürkiye Gazeteciler CemiyetiDoğruluk ve cevap hakkına ilişkin meslek ilkeleri.

İlginizi çekebilir

Bu yazıyla ilgili