Bir Toplum Neden Bu Kadar Öfkeli?
Herkes birbirinden şikâyetçi, herkes haklı olduğuna emin. Öfke bir duygu değil, artık bir iletişim biçimi hâline geldiyse, bunun nedeni yalnızca gündem değil, gündemin bize ulaşma biçimi.
Toplum Masası2 dk okuma
Yazar hakkındaBir asansörde, bir markette, bir trafik kavşağında iki yabancı arasında geçen anlaşmazlık, on yıl önce orada kalırdı. Bugün aynı anlaşmazlık telefonla çekiliyor, saatler içinde milyonlarca kişiye ulaşıyor ve yorum bölümünde bir ülkenin ahlaki durumu tartışılıyor. Değişen şey insan mizacı değil, bir anlaşmazlığın görünürlük kazanma hızı.
Öfke, dikkat ekonomisinin en ucuz hammaddesi
Dijital platformlarda içerik, etkileşim aldığı ölçüde daha çok kişiye gösterilir. Etkileşimi en hızlı üreten duygu ise öfke: bir gönderiyi beğenmek düşünmeyi gerektirir, öfkeyle yorum yazmak gerektirmez. Bu, kimsenin kasıtlı olarak öfke ürettiği anlamına gelmiyor; sistem, öfkeli içeriği ödüllendirdiği için öfkeli içerik daha çok üretiliyor.
Duygu türüne göre ortalama etkileşim hızı (temsilî sıralama)
- Öfke
- 1.
- En hızlı yayılan duygu
- Şaşkınlık
- 2.
- Neşe
- 3.
- Üzüntü
- 4.
- En yavaş yayılan duygu
Bu sıralama, sosyal medya yayılım araştırmalarında sıkça bildirilen genel eğilimi özetleyen temsilî bir sıralamadır; platforma, örnekleme ve döneme göre değişebilir.
İkinci neden: örneklem yanılgısı
Bir gün boyunca sosyal medyada gördüğünüz tartışmalı paylaşımlar, o gün o platformda paylaşılan içeriğin çok küçük ve gürültülü bir kısmıdır — çünkü algoritma sizi sakin bir paylaşımla değil, tartışmalı bir paylaşımla tutmaya çalışır. Buna rağmen beyniniz gördüğünüzü "herkesin düşüncesi" sanır. Bu, istatistikte örneklem yanılgısı olarak bilinir: gürültülü azınlık, sessiz çoğunluğun yerini alır.
“Gördüğünüz öfke, o toplumun ortalaması değil; o platformun sizi tutma stratejisidir.”
Üçüncü neden: ekonomik gerilim
Bu tabloyu yalnızca platform mimarisine bağlamak eksik olur. Geçim sıkıntısı, gelecek belirsizliği ve artan yaşam maliyeti, insanların eşik değerini düşürüyor; normalde görmezden gelinecek bir anlaşmazlık, birikmiş gerilimin boşaldığı bir alana dönüşüyor. Platform bu gerilimi üretmiyor; onu büyüteç altına alıp yayıyor.
Peki ne yapılabilir?
- Gördüğünüz tartışmalı içeriğin "toplumun ortalaması" olmadığını hatırlamak; bir örneklem yanılgısına karşı en ucuz aşı budur.
- Bir haberi paylaşmadan önce kaynağını sorgulamak — öfkeyle kurulmuş bir cümle, doğrulukla değil, hızla yayılır.
- Anlaşmazlığı büyüten platformdan çıkıp konuyu doğrudan muhatabıyla konuşmak; ekranın arkasında kalan bir tartışma, çoğu zaman ekranın önünde çözülür.
Bir toplumun öfkeli görünmesi ile öfkeli olması aynı şey değil. İkisini ayırt edemediğimiz sürece, birbirimizi gerçekte olduğumuzdan daha kızgın sanmaya devam edeceğiz.
Karşı görüş ne diyor?
Bu analize yöneltilebilecek başlıca itirazlar:
"Öfke gerçek ve haklı bir tepki olabilir."
Bazı öfke, gerçek adaletsizliklere verilen meşru bir tepkidir; bunu bir algoritma sorunu olarak küçültmek, o adaletsizliği görmezden gelmek anlamına gelebilir.
"Platformları suçlamak bireysel sorumluluğu ortadan kaldırmamalı."
Sistemin öfkeyi ödüllendirmesi, bireyin öfkeyle yazdığı cümleden sorumlu olmadığı anlamına gelmez. İki açıklama bir arada var olabilir.
Bizim değerlendirmemiz
Bu analiz platform mimarisinin tek neden olduğunu iddia etmiyor; ekonomik gerilim ve gerçek adaletsizliklerin de rol oynadığını kabul ediyor. İddia edilen, gördüğümüz öfkenin miktarının, o toplumun gerçek öfke düzeyini birebir yansıtmadığı.
Açık Mektup'un sorusu
Bir toplumu birbirine kızdıran şey, tartıştığımız konular mı; yoksa o konuları tartışma biçimimiz mi?
Kaynaklar
- Toplumsal Güven Araştırması — Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) — Yaşam Memnuniyeti AraştırmasıKurumlara ve toplumsal ilişkilere duyulan güvene ilişkin yıllık anket verileri.
- Duygusal içeriğin sosyal medyada yayılım hızına ilişkin akademik literatür özeti — Açık erişim iletişim araştırmalarıÖfke ve ahlaki-duygusal dilin paylaşım oranını artırdığına dair çok sayıda çalışmanın genel bulgusu; kaynak seçimi Doğrulama Masası tarafından güncellenmektedir.
İlginizi çekebilir
Bu yazıyla ilgili
- Toplum
Türkiye Neden Her Olayda İkiye Bölünüyor?
Bir trafik kazası bile artık iki ayrı hikâyeye bölünebiliyor. Bu, insanların aynı olayı farklı gördüğü anlamına gelmiyor; çoğu zaman aynı olayı hiç görmeden, iki ayrı anlatıyı tükettiği anlamına geliyor.
Toplum Masası2 dk okuma
- Video
Biz Ne Zaman Her Şeyi Normal Karşılamaya Başladık?
Bir zamanlar bizi şaşırtan haberler artık kimseyi şaşırtmıyor. Bu röportaj dizisinde, "normalleşme" denilen şeyin aslında bir alışma mı yoksa bir pes etme mi olduğunu soruyoruz.
Toplum Masası1 dk okuma
- Ekonomi
Ev Sahibi mi Haklı, Kiracı mı? Yanlış Soru.
Konut tartışması her seferinde iki taraf arasında bir suçlu arayışına dönüşüyor. Oysa kira neden bu kadar hızlı arttı sorusunun cevabı, ne ev sahibinin ne de kiracının elinde.
Ekonomi Masası2 dk okuma